 |
Ne yesem yarıyor!
Kendimize sınırlamalar getirebilmeli, hayır demeyi öğrenmeliyiz...
Güzel bir akşam yemeğinin üzerine tatlı, akşamüstü çaylarının yanına börek, kuru pasta, yemeklerin üzerine şöyle bol şekerli kahve veya iyisinden meyve... Geçirilen böyle günlerin ardından "Diyet yapmalıyım, kilo vermeliyim" diye de kendimizi zora koşarız.
|
|
Güzel
bir akşam yemeğinin üzerine tatlı, akşamüstü
çaylarının yanına börek, kuru pasta,
yemeklerin üzerine şöyle bol şekerli kahve
veya iyisinden meyve... Geçirilen böyle günlerin ardından
"Diyet yapmalıyım, kilo vermeliyim"
diye de kendimizi zora koşarız.
Diyetler, genellikle her pazartesi başlayıp
sona ermez bir hal alır. "Nasıl olsa ucu
kaçtı diyet yapamıyorum öyle de yesem böyle
de yapsam kilo veremiyorum" diye hayıflanıp
daha çok yemeye kendimizi veririz. Duyduğumuz,
okuduğumuz her tür yalan-yanlış diyeti
denemeyi bırakıp ilk önce sağlıklı
yaşamanın, dengeli beslemenin formüllerini öğrenelim,
hayatımıza sokalım. Kahvaltıda çaylarımızı
açık ve şekersiz içmeli, beyaz ekmek yerine
kepek ekmeğini tercih etmeliyiz. Aradan geçen iki-üç
saatin ardından bir meyve yiyebiliriz. Öğlen
yemeklerimizi muhakkak ekmeksiz, üzerine tatlısız
veya meyvesiz yemeliyiz. Akşam yemeklerini çok geç
ve çok yememeliyiz. Günde iki litreye yakın su tüketmeyi,
akşam yatmadan önce ve sabahları bir bardak
suyu içmeyi unutmuyoruz.
Konsantre içecekleri hayatımızdan tümüyle
çıkartıyoruz. Neden diye sorarsınız
asit, şeker, aspartan, kafein kilo aldıran,
kanser riskini artıran etkenlerin başında
geliyor. Sağlıklı ve dengeli beslenmeyi
hayatımıza soktuktan sonra ödül olarak
haftada bir, güzel bir tatlıya niye hayır
diyelim ki.
Sevdiğim söz, "Taşı delen suyun
kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir."
Spor yapın, sağlıklı kalın,
bizi izlemeye ve okumaya devam edin.
|