|
NASIL
AYRILIKTIR BU Hangi
kahrolası düşünce yok etti senle sohbetimizi bir anda, Nasıl
zamanı teklifsiz durdurur, bir an gözyaşına
bakmadan. Ne
cesarettir ki bu,sevgimizle savaştı
pusu kurdu durmadan
Hangi
eskici kelepir fiyata satın alabilir,nasıl atarlar neşelerimizi. Hangi
cam kesiği bu kadar derin acı
verir,engel tanımaz. Değirmeni
döndürecek su misali içimize akıtır kanımızı. Şu
müptelası olduğum sözlerinden nasıl
mahrum bırakılırım. Hangi
acımasız,vur emri verdi mehtaptı gecede seni seyrederken. Hangi
ayaz gece böyle delici olabilir ve nasıl sabah olmaz Eflak
nasıl şira yıldızıma izin vermez gösterisini
bitirmesi için. Beni
nasıl engeller,nasıl uykuyla bir tutar seyrin doyumsuzken, Hangi
yürek dayanır bu hançer vurgununa ve nasıl sakinleştirilir. Hangi
fedai dur diyebilir,hangi arzuma bir engel
mazeret olur. Hangi
sinsi pusu kurulur sana geleceğim yollarda önüme. Kim
bilemez ki feryatlarımızın anlamını,kim anlar ki yaslı
gönlümü. Hangi
kan uyum sağlar yeniden yaşamam için sensizlikte. Hangi
gece var ki güneşi karşılamadan,seni
düşünmeden yattığım. Hangi
çılgınlık kaçırdı uykularını ve seni
benden ivedilikle. Hangi
facia böyle yıkım
verir insana,bir başına enkaz da bırakır. Hangi
yaprak ben bitap iken sevinir damlalar üzerine dokunduğunda. Hangi
karanlık ayağıma takılır,hangi kahır böyle of
çektirir insana. Seni
her yola koyduğumda hangi gönül dayanır hasretinle baş başa. Hangi
taş ezer ya sabır taşı gibi üzüntülerimi,savurur beni
gayri kabile . Hangi
özlem böyle yaşsız geçer,dönüşünün her ihtimali ümitsizce. Hangi
kelepçe takılır kollarıma sarılmama karşı
çıkar desene. Hangi
tehlike korkmaz benden sensizlik krizlerim geldiğinde. Hangi
tatlı söz çağırır seni,hangi hediye alır gönlünü
sessizce. Hangi
fıkra güldürür,hangi sıcaklık sarar bedenini haydi söyle . Hangi
yiğit savaşır benle,hangi fırtına uçurur beni yaprak
gibi. Hangi
dal tutmaz,hangi taş siper olmaz gönlümün önüne. Hangi
saat ilerler sensiz bir an,hangi gün adın düşer dilimden. Hangi
aşk böyle kenetli,hangi sevgili böyle güzel senin gibi. Hangi
kalem yazmaz sevgilime gönlümden itiraf ettiklerimi. Hangi
kağıt ağırlamaz sana olan dizelerimi, hislerimi. Hangi
göz okumaz hasretimi,hangi falcı bilir neler çektiğimi. Hangi
yürek barındırmaz
senin gibi bir değeri tahtında. Hangi
kısa yol ölüme götürür beni yokluğun bastırdığında. Hangi
sebep meçhul olur bulunmak istenildiğinde aklımda. Hangi
mermi tam isabet eder sorgusuzca kalbimin otağına. Hangi
kılıç keser boynumu besmelesiz ve hesapsızca. Hangi
kişi bilmiyorum der senin nerede olduğunu sorduğumda. Hangi
gönül alır seni benden hiç çekinmeden,korkmadan. Hangi
masal avutur gönlümü çılgına döndüğüm zaman. Hangi
iyi haber söndürür isyanımı ansızın uyandığım
an. Hangi
ses sakinleştirir beni kabuslarla boğuşurken bir başıma. Hangi
arzun yerine gelmez yeryüzünde varlığın benim iken. Hangi
tebessüm,hangi gözü kara meydan okur isteklerine. Hangi
bilek alır seni seven bu mecnundan son nefesimi vermeden. EMİRŞAH
KÖROĞLU
|
|
|
|