|
GÖNLÜMÜN
SULTANINA
Gönül
sarayımda vardır tahtın,
Elinde
asan başında tacın,
Parıldayan
gözlerinle bir bakışın,
Gem
vuramam boynum kıldan ince sana.
Omuzun
dan süzülür aşağıya pelerin,
O
yumuşak,o nazik,zarif ellerin,
Her
arzuna bir günümü feda ederim,
Dur
diyemem boynum kıldan ince sana.
Bir
emir ver yedi düvel elinden,
Sözünden
öte geçmem kalkmam yerimden,
Esirin
olurum şikayet etmem günümden,
Kaçamam
boynum kıldan ince sana.
Söyle
sultanım yerle bir edeyim mi çileyi?
Boğazına
takıp sevgi darağacında ilmiği,
Sallandırayım
mı sensiz geçen günleri,
Söyle
boynum kıldan ince sana.
Özlemleri
zindana attırayım mı?
Sitemleri
önüme katayım mı?
Kanayan yaramı sevginle sarayım mı?
Merhemimsin
boynum kıldan ince sana.
Görmedi
sarayım sen gibi prenses'i,
Duyduğun
bu ses mutluluğun sesi,
Dalarken
uykuna al bir sevgi busesi,
Dudağındayım
boynum kıldan ince sana.
Yıldızları
boynuna gerdanlık yapayım,
Gecelerden
gündüzlerden de çalayım,
Sen
iste yeter ben uğrunda yorulayım,
Hizmetindeyim
boynum kıldan ince sana.
Bir
zamanlar sahipsizdi yüreğim,
Şimdi
sahibi sensin daha ne isterim,
Her
anım sevginle başlar sendeyim,
Sağdığınım
boynum kıldan ince sana.
Kalem
aldım ferman yazdım,
Sadece
aşkına,sana yandım,
Duygularımı
gönlüne anlattım,
Seninim
boynum kıldan ince sana.
Girmez
kimse içeri gönül kapısından,
İndiremezler
bulunduğun tahtından,
Alamazlar
seni sürdüğün saltanatından,
Önünde el
pençe divan boynum kıldan ince sana.
EMİRŞAH
KÖROĞLU
|