|
Bu soğuklar geçer, kavurucu
sıcaklar elbet geri gelir. Peki biz yaz mevsimine hazır
mıyız? Selülitlerden kurtulmak tabii ki mümkün ama
onları kışın boş verip, yazın hatırlarsak bir yere
varamayız...
Selüliti artıran etkenler
Selülit kadın vücuduna özgü bir sorundur. Oluşumunda,
östrojen-progesteron dengesinin bozulması ve östrojenin
baskın duruma geçmesi başta olmak üzere hormonal
sorunlar da çok büyük önem taşır. Bunların üzerinde
genellikle fazla durulmaz. Bu nedenle vurgulamaya önem
veriyorum.
Su ve tuz dengesi
Selülitlerimizden sorumlu olan diğer hormonal
değişimlerin başlıcaları; Kortizolün artması, insülin
dalgalanmaları, tiroid sorunları, büyüme hormonunda
düşüş, vücuttaki su ve tuz dengesini ayarlayan
aldesteron hormonundaki değişimler ile kadınlara cinsel
isteği veren testosteron hormonunun azalmasıdır. Toplar
damar ve lenf dolaşımındaki yetersizlikler de kısa
sürede selülitlere yol açarlar. Öte yandan yanlış
beslenme alışkanlıkları, kafein ve gazlı içecekler, sık
sık kilo alıp verme, hareketsizlik, sigara, duruş
bozuklukları ve kabızlık gibi etkenler selüliti arttırır
veya tedavileri baltalar.
Düzenli masaj selüliti önler
En önemlisi selülitler vücudumuzu sarmadan çok önce,
onların oluşumunu engellemektir. Bunun için yirmili
yaşlardan itibaren vücudun su toplamasına karşı tedbir
almak, kilomuzu dengede tutmak, egzersiz yapmak ve
ödemleri atmamıza yardımcı olan tedavilerden yararlanmak
gerekir. Kremler ve bitkisel yağlar bu aşamada destek
olabilir. En etkili tedbirlerden biri, en azından her
adet döneminden sonra masaj yaptırmaktır. Ama imkanınız
varsa yaşam boyunca masaj yaptırmanızı öneririm. Ustaca
yapılan masajlar, ödemlerin çözülmesine yardımcı olarak
vücudu sıkılaştırır.
Beslenme ve diyet
Selülit hücrelerinde su ve yağ iç içe girerek sertleşir.
Bunlar yapısı bozulmuş yağ hücreleri oldukları için
kolay erimezler. Bu nedenle selülit diyetlerinde,
vücudun su tutmasını önleyen ve genelde kan dolaşımını
düzenleyen bir beslenme şekli önerilir. Her gün düzenli
olarak 3 öğün yemek yemek, tuz-şeker ve yağ tüketimini
azaltmak gibi... Başta balık olmak üzere, proteinlerden
yana zengin besinler, vücutta tuz tutulmasını ve ödem
oluşmasını önler. Turp, maydanoz, kereviz, çilek ve
kabuklu pirinç, vücuttaki fazla suyun atılmasına
yardımcı olur. Kahve, çay, kola, soda gibi kafeinli ve
gazlı içecekler ise, sıvı birikimini arttırdıkları için
yasak gıdalar arasına girer. A ve E vitaminleri,
magnezyum, fosfor ve silisyum, metabolizmayı canlandırır
ve dokuları kuvvetlendirir.
Selülit tedavilerinin etkisi kişiye göre değişir
Tüm selülit tedavilerinin dayandığı temel noktalar,
vücutta sıvı toplanmasını kontrol etmek, kan ve lenf
dolaşımını hızlandırmak, bölgesel yağ hücrelerini
rahatlatmak, yağ asitlerini parçalayıp idrarla dışarı
atılmasını sağlamaktır. Etkili bir selülit tedavisinin
ana hatları şöyle özetlenebilir:
* Hormon dengesinin kurulması ya da korunması
* Egzersiz ve hareket
* Genel olarak su, protein, sebze, meyve ve doymamış yağ
tüketimine ağırlık veren öte yandan da kafein, tuz ve
şekeri kısıtlayan diyetler
* Ödemleri çözerek yağları parçalayan, kişiye uygun
tedaviler
Başarılı yöntemler
Çeşitli güzellik merkezlerinde, selülitleri gideren
birçok yöntem uygulanıyor. Kendini kanıtlamış
tedavilerin başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz:
* Soya Lipoliz İnjeksiyonları
* Karbossi Terapi
* Mezoterapi
* Masaj
* Lenf Drenajı
* Aletli tedaviler
* Cerrahi müdahale (Liposuction-liposhaping)
Bunların etkisi bünyeye göre değişebiliyor. Ama bu yıl
en başarılı olduğumuz tedavilerin başında Soya Lipoliz
İnjeksiyonları ile Lenf Drenajı ve masajların geldiğini
söylemeliyim. Aletli tedaviler içinde ultrason cihazları
çok etkilidir. Cerrahi ise son çaredir. Çünkü dikiş
izlerinden kaçınmak mümkün olmuyor. Selülitle baş
edebiliriz ama her şeyden önce kararlı olmalısınız.
Dr. Yasemin Fatih Amato
|