|
Size inanılmaz gelebilir
ama en azından bu araştırmaya göre
Amerikalı erkekler en yakın arkadaşlarının
eşleri olduğunu söylüyorlar. Onlar, en gizli
duygu ve düşüncelerini eşleriyle paylaşıyor,
başları sıkıştığında
yine onlara koşuyorlar. Peki, kadınlar bu
konuda ne diyorlar?
Ya kadınlar?
Kadınlar bu konuda erkeklerle aynı fikirdi değiller.
Siz en yakın kız arkadaşınızla
yaptığınız uzun telefon konuşmalarını,
yeni açılan alışveriş merkezindeki
mağazaları konu alan sohbetleri eşinizle
de yapabilir misiniz? Tabii ki hayır, çünkü bu
onunla asla aynı olmayacaktır. İkili ilişkilerde
sınırlar en baştan çizilmiştir ve
onları korumak gerekir.
Zaten arkadaşlık aşkla uyuşamaz. Çoğu
zaman çift, arkadaşlığı ayrılık
merasimine saklar ve iki taraf da birbirine arkadaş
kalma sözü vererek ayrılır. Tabii ki bu söz
karşılıklı olarak en baştan
unutulacağı bilinerek verilmiş bir sözdür.
Özellikle kadınlar "Biz gerçekten arkadaşız,
o benim en iyi arkadaşım" dediklerinde
aslında tutku ve erotizmi bitmiş ilişkilerinden
kaçmakta olduklarının farkına bile
varmazlar. Artık baştan çıkarma, tartışma,
barışma, bakışma ve sessizlikte
tansiyon ve şefkat bitmiştir. Duygusal gel-gitler
yerini bir göl kadar durgun olan arkadaşlığa
bırakmıştır. Peki gerçekten bir kadın
eşiyle arkadaş olamaz mı?
Uzmanlar "hayır" diyorlar
Evlilik danışmanları bunun pek mümkün
olmadığını savunuyorlar. Çünkü aşkı
paylaşan insanlar birbirlerine daha yakındırlar
ve dostluk bu yakınlığı kaldırmayabilir.
Aynı zamanda arkadaşlık, erotizmi sulandıran
bir unsurdur. Demokratik ve yatay eksenli dinamiklere
sahiptir; karşılıklı saygıya ve
güvene dayanır. Yani erotizmin tam tersidir. O ise
dikey dinamiklere, efendi-köle ilişkisine, dengesi
sürekli değişen güç savaşlarına
dayanır. Erotizm, sürekli baştan çıkarmadır.
Karşınızda sizin için hep hazır
olan biri varsa onunla oyun oynamaya devam etmek
istemezsiniz öyle değil mi? Arkadaşlık
ise onun orada olduğunu bilmek ve kendini güvende
hissetmektir. İşte bu iki boyut birbiriyle
asla uyuşmaz.
Erkeklerin sözünü ettiği arkadaşlık
kavramı ise bundan farklıdır, bu
"hayat arkadaşı" olmakla ilgilidir;
iyi temellendirilmiş evliliklerde kadınların
spontan olarak erkeklere sunduğu ve onların da
içgüdüsel olarak kabul ettiği
"samimiyet"tir. Bu içtenlik dış dünyaya
kapalı olmalıdır. Bu nedenle bir çift
arasındaki samimiyet ortamına giren bir üçüncü,
onları asla anlayamaz, bu ona son derece tuhaf ve
mantıksız gelir. Bu içtenlik bedensel ve sözel
mesajlardan oluşur. Öpücükler, sarılmalar
ve bakışlar göze görünür ya da şifreli
olabilir ve sadece partner için anlamlıdır.
Bunlar, tarafların birbirine arzu dolu ve güven
verici mesajlar yollamasını sağlar. Sözcükler
de bu özel iliteşim dilinin bir parçasıdır.
O banal ve komik cümleler çiftin kendi arasında dış
dünyaya karşı sağlam ve sevgi dolu bir
bağ oluşturmasını sağlar.
İletişim, çift arasındaki birlik ve bütünlüğün
güçlenmesini sağlayan en önemli etmendir.
İletişim dili
Sanıldığının aksine, iyi iletişim,
gündelik hayattaki konuşma diliyle sağlanır.
Aile hakkında tartışmak, ilginç bir film
üstüne yorum yapmak ya da ortak bir arkadaşı
çekiştirmek çifti yakınlaştırır.
Bir çifti samimi kılan bir diğer unsur da
mizahtır. Birlikte çocuklar gibi gülebilmek, her
şeyi fazla ciddiye almayı bırakarak
hayatla dalga geçmeyi bilmek, ilişkinin iyi yürümesi
için önemlidir. Sonuç olarak partnerinizi yalnızca
arkadaşınız gibi görerek onu küçümsemeyin
çünkü o bundan çok daha fazlasını hak
ediyor.
|