|
Ne ilk günlerin o içimizi dışımıza
çıkaran heyecanı, ne sevgilimizi gördüğümüzde
dizlerimizin titrekliği kalmaz, tükeniverir anlaşılmaz
bir şekilde.
Ayrılığı kim isterse istesin, ayrılığın
şeklini aslında her iki taraf birden elbirliğiyle
belirler. Peki bu ayrılıklar önceden planlanır
mı? Elbette planlanır ve bunu yapan her zaman
tek taraftır. Diğer taraf sadece ayrılığa
giden yolda ipuçlarını görmezden gelen saf
sevgili rolünü üstlenir. Oysa bu yolu ve bu yolun
sonunda vardığı yeri anlamak için
sevgilinizin hareketlerini biraz daha dikkatli
incelemeniz yeterlidir. Oturup birkaç dakika düşündüğünüzde
son günlerde ya da son haftalarda ilişkinizin artık
o ilk zamanlardaki "Canım benim, şebeğim,
kuşum!" döneminden çok uzaklara düştüğünü
görebilirsiniz.
Erkekler ayrılma kararı aldıklarında,
dev aynalarıyla dolu küçük dünyalarında
bazı hazırlıklara başlarlar. Bunlar
başta komik gelse de bu hazırlıkları
yapanın bugünkü sevgiliniz olduğunu düşündüğünüzde,
elinizdeki dergiyi bir kenara fırlatıp hemen
telefona sarılacağınızı ve
kankalarınızı arayarak kendi kurmaylarınızla
durum değerlendirme toplantıları yapacağınızı
görür gibiyim. Yırtmayınız kendinizi lütfen,
sevgiliniz böyle bir karar aldıysa vazgeçirmeniz
hem çok zordur hem de vazgeçse bile siz, içinizdeki
kadınlara özgü intikam duygusunun gücünden
etkilenerek zaten bu ilişkiyi en yakın zamanda
bitirirsiniz. Bir başka deyişle bu ilişki
artık bitmiştir.
Onaylatır!
Bir erkek ayrılma kararı aldığında
öncelikli olarak bunu en yakın erkek arkadaşına
onaylatır. Bu onayı almadan asla böyle bir güç
gösterisine kalkışmaz çünkü yapısı
gereği sosyal ilişkilerde bir ayı kadar
kabadır, pot kırar, kendini batırır.
Yanlış bir hamlenin onu tek başına kış
uykusuna yatıracağını bilir. Eğer
en yakın erkek arkadaşıyla daha sık,
hatta daha da sık görüşmeye başladığını
fark ettiyseniz, hazırlanın. Etrafınız
sinsice kuşatılıyordur.
Bu yakın arkadaş pozisyonu icabı, büyük
bir ihtimalle bekar takılan hızlı çapkınlardan
biridir. Bir diğer versiyonda ise bu arkadaşın
iyi bir ilişkisi varsa, işte bu ilişkideki
kadın sizi baştan beri onaylamamış,
bir türlü ısınamadığı gibi
her fırsatta bacaklarınızı düzenli
ağdalamadığınızı, hatta
dikkatli bakanların fark edebileceği bir sakalınız
olduğunu, basen olarak annesine benzediğinizi,
mutfak konusunda beceriksizliğinizin insanı
zehirleyecek ya da iflas ettirecek kadar ileri derecede
olduğunu sevgilinize söyleyip durmuştur.
Arkanıza yaslanıp iyi düşünün; ayrılık
kararını kime onaylatabilir?... Olmaz öyle
mi?... Safsınız ne diyelim.
Bakışlarda sevgi makyajı silinir
Hatırlarsanız; ilk zamanlar size, ineğin
trene baktığı gibi bakıyordu. Hatta
siz zaman zaman neden böyle boş baktığını
sormuştunuz da o da sizi çok sevdiğini ya da
size hayran olduğunu söylemişti. Aradan iki
hafta geçmesine rağmen, bu boş bakmalar
sinemada film izlerken karanlıkta da devam etmişti
de siz "Aaa..yeter ama!" diye ilk çıngarınızı
çıkarmıştınız. Şimdi düşünün
lütfen!... Artık eskisi gibi bakmıyor değil
mi? Hatta biraz daha dikkat ederseniz; size işyerindeki
rakibine bakar gibi baktığını da
fark edersiniz. Daha dikkatli inceleyin bakışlarını;
eğer kaşlar gereğinden fazla sıklıkta
çatılıyorsa, gözleri balık halinde
fiyatında indirime gidilmiş ölü ve dev bir
balığa bakar gibi bakıyorsa, ayrılık
kararı alınmış, fırsat kollanıyor
demektir. Dikkatli olun.
Gittikçe pisleşir
İzlemeye devam edelim; farkında mısınız?
Artık eskisi gibi kokmuyor. Akşam buluştuğunuzda
yanağından öpüyormuş numarası yapıp
derin birkaç koklayın bakalım, bana itiraz
etmeden önce. Tabii bunu yapmadan önce nezle olmamanız
gerektiğini söylemem anlamsız değil mi?
Ne oldu?... Sigara kokusudur muhakkak, içiyorsa kül
tablası gibi kokar. İçmiyorsa, "Ofiste içiyorlar"
ya da "Kafede oturduk oradan bulaştı
herhalde" gibi yüzeysel açıklamalar yapar,
tabii ki siz böyle yavan bir açıklamayla
yetinmezsiniz, siz kadınsınız yahu! Bunun
anlamı artık kokusuna dikkat etmediğidir,
sizin kötü koku almanız ve ondan tiksinmeniz
anlamını yitirmiştir. Neden ilk
zamanlarda sigara içtiği ve aynı kafelerde
oturduğu halde böyle kokmazdı, düşünün.
Artık tek bir konuya kilitlenmiştir; amacı
sizi ten olarak da kendinden soğutmaktır.
Hatta özellikle bunun için eve girmeden önce ağzına
bir diş sarımsak atan arkadaşlarım
oldu benim. Ama sizinki yapmaz değil mi?
Özel günleri unutur
İlişkiyi bitirmeyi kafaya koymuş bir
erkek için, özel günler, al cicim ve bicim aylarındaki
kıymetini yitirmiştir artık. Özel günler
gerçek anlamda psikolojik işkence seanslarına
dönmüştür. İlk çıktığınız
gün, ilk öpüştüğünüz gün, sevgililer günü,
aşık manyaklar günü, doğum günü, ilk
kavga ettiğiniz ve ilk barıştığınız
gün gibi erkeklere sapıkça gelen ama bir müddet
aşk büyüsüyle katlandıkları saplantılar
sona ermiştir. O hiçbir özel günü hatırlamadığı
gibi, ona sitem ederek ya da bağırarak hatırlattığınızda,
sizi boş gözlerle izleyecektir. Histeri krizi geçirir
gibi ağlamaya başladığınızda
ise size, "Yemek yaptın mı?" diye
soracaktır. Dikkat edin çanlar artık sizin için
daha yüksek çalıyor.
Size erkeklerin kutsal kitabından önemli sırlar
veriyorum ama siz hâlâ "Benim minik kuşum
asla bunları yapmaz, tu kaka!" demlerinde
dolanıyorsanız vay halinize. Ancak bunları
sevgilinizde gözlemlemiyorsanız, olumlu sonuçlara
ulaştıysanız, ilişkiniz harika bir
evrede, adamınızın kıymetini bilin.
Değişiklikleri fark etmez
Tabii bütün bunları okuyunca, siz benim
sevgilinizle aranıza nifak sokmaya çalıştığımı
düşünüyorsunuz değil mi? Valla umurumda değil.
Ben sadece sarı yanan bir trafik lambasıyım.
Kırmızı yanacak diyorum, sizi uyarıyorum
ama siz hala lay lay lom yapıp gazdan ayağınızı
çekmiyorsunuz. Kaza yapınca da ağlayarak bana
gelip "Ben nerede hata yaptım?" demeyin.
İşte bir iddia daha; saçınız uzunsa
kısaltın, kısaysa uzattırın,
sarıysa karartın, karaysa açtı rın.
Ne oldu?... Fark etmiyor değil mi? Hadi diyelim ki
iş stresi falan, bir taneniz yorgun da hayatındaki
değişiklikleri fark etmiyor. O zaman gidin
kendinize seksi iç çamaşırları alın
ve o maç seyrederken, yanlışlıkla
elinizdeki cipsi yere döküp toplamaya başlayın.
Tabii bunu yaparken üzerinizde leğen kemiklerinizi
açıkta bırakan son moda pantolonlardan biri
olmalı ki gstring'iniz bütün ihtişamıyla
ortaya çıksın. Şim di!... Hâlâ ekranda
Sergen'in kalçalarını izliyorsa durumunuz için
tek bir tespit yapılabilir; sizin kulüp küme düşmüş.
|