|
Hayatımın
Aşkı
Bahçeniz önünden geçerken mis gibi menekşe
kokuları gelirdi burnuma. Bahçenizdeki ağaçlarda
türlü türlü meyveler yetişirdi. Çok kızardı baban
küçük hırsızlıklarımıza. Az mı dövdü beni, kaç
kereler yakaladı meyve ağaçlarında. Dayak yemek
acı vermiyordu seni görebildiğim zamanlarda.
Hatırladıkça hala kızarırım bazen olayın etkisinde
kalarak. Annen tutturmuştu bir keresinde kızımı
sana vereyim mi diye. Çok utanmıştım çok.
Bayramlarda ilk size gelirdim. Adımın
başharflerini kazıdığın mendilin içinde gizlice
şekerlemeler verirdin bana. Zamanla büyüdük
hayallerimizle birlikte. Lise çağlarımızdı. Aynı
sınıfa düşmüştük. Her başlayan güne seni görme
ümidiyle uyanırdım. Peşinden koşmama
bayılırdın.senin için benden büyük çocuklarla
yaptığım kavgalarımla hava atardın arkadaşlarına.
Benim şovalyem derdin, kuşlar söylerdi hemen
kulağıma.
Her kavgada içimdeki öfkemde büyürdü. Uslanmayanın
hakkı kötektir derler, dayağı yiyince hırçınlığım
uğramazdı bir müddet yanıma. Şovalyen yenilmiş,
savaş alanında yaralıydı. Hemen koşarak gelmiştin
yanıma. Bir dişim kırılmış, dudağım kanıyordu.
Yenilgiyi kabullenirdim ama senin gözlerinden asla.
Şefkatle sardın yaralarımı, gözyaşların benim için
aktı. İlk o zaman tuttu ellerim ellerini. Askere
uğurlamaya gelmemiştin beni. Biliyorun beni
üzmemmek için. Olduğun yerden akıtmıştın
gözyaşlarını içine. Duaların hep benimleydi. Ya
mektupların, telefonların olmasa çekilirmiydi
askerlik bu kadar sure. Terhis günü almaya
gelmiştin beni, tertiplerim çok kıskanmıştı
biliyormusun. Evlilik hayalleri kuruyorduk.
Filmlerdeki gibi kırmız panjurlu bir evimiz
olacaktı. Yatak odası pembe, oturma odası lacivert,
çocukların odası sarı olacaktı. Koyu bir
fenerbahçe hayranıydın. Çok kızdırırdın beni
derbilerde kaybedince. Evimizin eşyalarını
kendimiz seçecektik özgürce. Kendi paramızla
kuracaktık yuvamızı ailelerimizden yardım almadan.
Hayatımda gördüğüm en güzel öğretmen sendin. sende
bana sen komedyen olmalıymışsın, nasıl doktor
olabildin derdi. Gözyaşlarım öğlesine çoşmuşlardı
ki uyandırdı beni hatıralardan. Keşke hiç gelmemiş
olsaydın beni almaya. En son hatırladığım
gürültüyle, gözleri kör eden bir ışıktı. Bir
doktor için ne kadar acı bir şeydir sevdiğinin
kollarında ölmesi. Bir doktor olarak hiçbirşey
yapamamak kahreder sizi. Senden geriye isminin
yazılı olduğu bir mezartaşı ve içimde yaşattığım
hatıralar kaldı. Düğünü biraz erteledik. Öbür
tarafta yaparız artık nikahı. Biliyorum beyazlar
içinde beni bekliyorsun. söz sana sevgilim kalbim
asla dolmayacak başka bir sevgiyle, ayrılmayacak
bir daha gözlerimiz.
Erhan Şahin
|