|
VÜCUDUN DURUŞU
Daima omuzları düşük, başı öne veya yana doğru eğik, yüzü
gerginve göğsü çökük gezen insanlar hayatı pembe görmeyenlerdir.
Ümitsiz, cesaretsiz, kıskanç ve hasettirler.İnsanlara karşı
içlerinde ya bir nefret yahut da bir tiksinti, hayata karşı bir
hoşnutsuzluk vardır. Böyle durmayı huy edinmiş insanların sukutu
hayal ve bedbinliği herhangi bir felaketin neticesi değildir.
Bunların ruhları siyahtır. Her şeyi daima fena görürler, fena
görmeyi adeta isterler. Fena görecek bir şey bulamazlarsa hayal
kırıklığına uğrarlar.
-----------------------------------
VÜCUT YAPISI
Esas olarak üç tip vücut yapısı Vardır. Zayıf yani entelektüel
tip, orta yani bedenen faal tip, ve ılımlı tip. Bu üç yapı
esastır. Aşağıda aldığımız tipler bu esasların insanlar arasında
görülen değişikliklerindendir.
ZAYIF YAPI:
Zayıf, yani entelektüel tipin yüksek ve geniş alınlı , büyük bir
kafası küçük bir yüzü vardır. Yüzünün hatları zarif çizilmiştir.
Burnu ince, çenesi sivridir. vücut narin, çelimsiz ve çok zaman
nahif olur. Omuzlar dar ve düşük, kollar biraz uzun ve ince,
parmaklar uzun ve sivridir.
Bu tip kimseler zihnen son derece faal olmakla beraber bedensel
hassasiyetleri kıttır. Onun için biraz tembelliğe eğilimli
olurlar başka insanlarla alakaları soğuk ve cemiyet insanı
olamazlar. İyi konuşurlar ama konu ancak yüksel entellüktel bir
sahaya dökülünce… çok okurlar ve kaba sporlardan ve oyunlardan
nefret ederler. Seziş ve anlama özellikle son derece kuvvetlidir.
Her şeyi görür ve mükemmel en muhakeme ederler. Eleştiri
kabiliyetleri mükemmeldir. Herhangi bir işle uğraştıkları zaman
da zihinlerini kayıtsız şartsız olarak o işe vermekte
birincidirler.
ORTA KARARLI YAPI :
Boyları orta vücutları da ne zayıf ne şişman olan tiplerin
çeneleri, alınları omuzları ve elleri ekseri dört köşeye yakın
bir şekil arz ederler. Adale ve kemikleri çıkıktır. Bu tipler
bedenlerini meşgul edecek herhangi bir faaliyet olmazsa
kederlerinden ölecek zannedersiniz. Böyle yapıya sahi olanlar
asla rahat durmazlar. Çoğunlukla spora karşı derin bir ilgi
gösterirler. Kaba saba sporla uğraşan çoğunlukla atletlerin bu
yapıda oldukları görülmüştür.
Bu tipler bina içinde oturarak kafa veya el yorarak yapılacak
işlerden nefret ederler. Genellikle kurucu, yapıcı, madenci,
orman mühendisi, fabrikatör veya denizcidirler. Gece rüyalarında
veya gündüz hülyalarında kaşif, asker veya atlet olmayı özlerler.
Ekseri cesurdurlar. Sevdikleri hatta hiç tanımadıkları
yabancıları korumak için hayatlarını tehlikeye koymaktan
çekinmezler.
Bütün bu özellikler madalyonun bir tarafı ... Madalyonun diğer
bir yüzü ise, bu tiplerin zihni tembellidir. Bu yapıda olanların
çoğunlukla zihnen durgundur. Parlak keskin pratik bir zekadan
mahrum olurlar. Bazıları da müstesna edecek kadar parlak zihni
hassasları olmakla beraber hiçbir işe yaramaz. Zira bunlar
beyinlerini işletmekten son derece nefret ederler. Zihinlerini
kullanmaktansa adalalelerini çalıştırmayı tercih ederler.
ŞİŞMAN YAPI:
Bir daire esası üzerine kurulmuş olan tiplerin yuvarlak yüzleri,
şiş yanakları geniş delikli burunları birkaç kat çeneleri ve
biraz fıçıyı andıran toprak vücutları vardır. Elleri etli ve
yumuşaktır.
Şişman adam şen, mülayim ve kurnazdır. Zengin sofraları, rahat
yatakları, cazip kadınları ve diğer bütün zevki sefayı sever.
Zihnen ve bedenen rahat olmak gibi asabi gerginlik veya zihni
faaliyet kabilinden dertleri olmadığı gibi bedeni faaliyette
bulunmak arzusunu da asla duymaz.
Şişman adamların çoğunluğunun hayret verici bir zarafeti ve
hareket hafifliği vardır. Kurnazlıklarından bahsetmiştik. Bunlar
akıllıdırlar. Rahatlarını severler. O kadar ki bu rahatlarını
temin etmek için bile rahatlarını bozmak onlara ağır gelir. Onun
için başkalarını kullanmayı iyi bilirler. Midelerine düşkün
oldukları için bakkal kasap fırıncı asçı lokantacı veya otelci
gibi meslek sahiplerinin arasından öylelerine çok rastlanır.
Aynı zamanda kurnazlıkları ve sakin huyları sayesinde iyi birer
diplomat da olurlar. Siyaset hayatı puro içen ve
etrafındakilerin sırtına vurarak dediklerini yaptıran şişman
adamlarla doludur.
UFAK TEFEK YAPI:
Boyları kısa olmakla beraber vücutlarının her tarafı tamamen
birbirine orantılı olanlar enerjik ve alçak gönüllüdürler.
Bunlar haklarını çiğnemekten nefret eden idealist ve adalet
perver insanlardır. Kendilerine karşı gelenlere şiddetle hücum
eder ve çoğunlukla başarılı olurlar. Kimseden hiçbir şeyden
korkuları yok gibidir. İstedikleri şeyi doğru yoldan elde
edemedikleri takdirde hile yoluna sapmaktan asla çekinmezler.
Enerjik, ateşli, şehvetli ve asabidirler. Son derece hazır cevap
ve espritüel olurlar. Tarihe yeni bir seyir vermiş olan
dahilerin çoğunun bu yapıda insanlar oluşu dikkat çekicidir.
KISA VE ZAYIF YAPI:
Kısa ve zayıf yapıda olanlar utangaç ve çekingendirler az
konuşurlar, mütevazdirler. Kendi içlerine kapanık olurlar. Ancak
hayatlarında muazzam bir olay olduğu takdirde heyecana gelirler.
O zaman da hadise kendi aleyhlerinde ise telaştan elleri
ayakları dolaşır ve çoğu zaman kendilerini kaybederler, düşünmez
olurlar. Çekingen oldukları için herkesle ahbaplık etmezler. Ama
herhangi birisiyle arkadaş oldular mı bu arkadaşlığı muhafaza
etmek için ellerinden geleni yaparlar. Sadakatleri sonsuzdur.
Uysal bir köpek gibi arkadaşlık hatırı için her şeye boyun eğer
ve her şeyi kabul ederler.
--------------------------------
KAFA ŞEKİLLERİ
UZUN KAFATASI:
Kaşlardan kafa tasının arkasına doğru, yani profilden uzun, alnı
yüksek olan kafalar ekseri kadın başlarıdır. Bu gibi insanlar
dost tabiatlı, toplumsal dışa dönük insanlardır. Bir parça
nefislerine düşkün olurlar. Yaptıkları işin beğenilmesini
mutlaka isterler, ama kompliman budalası değildirler. Sahte
iltifatla samimi hayranlığı ayırt edebilirler. İstikbal hakkında
planlar kurarlar. Her işi önceden düşünür, tasarlarlar.
Sevdiklerini müdafaa etmek gerektiğinde aslan kesilirler ve
kendi haklarını da başkalarına yedirmeyi asla istemezler.
KISA KAFATASI:
Kaşlardan kafa tasının arkasına doğru kısa olan kafalara
genellikle kadınlarda pek rastlanmaz. Bu çeşit başa sahip
olanlar seyahat edip yeni dostlar kazanmaya bayılan ve bugünü
ancak bugün için yaşayan kimselerdir. Zekaları son derece
keskindir ve en yakın arkadaşlarını bile daima hayrete düşüren
düşünme kabiliyetleri vardır. Karşınızdakinin içinden geçenleri
anlamak sanatında birer usta oldukları için çok çabuk dost
kazanırlar. Ama kazandıkları dostları aynı kolaylıkla da
kaybederler.
DÖRT KÖŞELİ KAFATASI:
Önü ve arkası yassı bir kafaya sahip olan kişi tedbirli bir
adamdır. Batıl inançlara sahip olması da çok muhtemeldir. Bir
insan alışılmış, hazır yollardan yürümeyi tercih eder. Kendi
kendine yeni bir yol açmaktan çekinir. Alıştığı şeyleri, daha
iyileri için bile olsa terk etmek onu üzer. Orijinal fikirlerden
ve atılganlıktan mahrumdur. Az konuşur ve kendinden pek
bahsedilmesini sevmez.
YUVARLAK KAFATASI:
Önden, arkadan ve yandan bakılınca adeta yuvarlak bir manzara
arz eden kafaya sahip olanlar kendilerine pek fazla güvenirler.
Nefislerine düşkündürler. Huzursuz olurlar. Yeni yeni maceralara
atılmak için sonsuz bir istek duydukları için herhangi bir işe
uzun zaman bağlı kalamazlar ve tabi ki maymun iştahlıdırlar.
Yaradılıştan kumarbaz olurlar ve herhangi bir şeyde işi şansa
bırakmaktan asla çekinmezler.
UZUN BAŞ:
Topyekün başı uzun olan insan iyi ve hayırlı işler yapmaktan
hoşlanır. İnsaniyeti bir bütün olarak sever ve insanlığı mesut
etmek için kendini fedaya hazırdır. Dindardır, ağır başlı ve
mağrurdur. Vazifesini ciddiye alır ve her şeyden üstün tutar.
Vicdanen titizdir ve iş hayatında da, ev hayatında da vazifesini
hakkıyla başarmak en büyük emelidir.
UZUN DAR BAŞ:
Uzun ve dar başlılar azimkar, ısrarcı ve hatta inatçı olurlar.
Girişimci değildirler. Denenmemiş, yeni bir sahaya atılmak
bunlar için görülmemiş bir şeydir. Önceden denenmiş ve ispat
edilmiş şeyler üzerinde çalışmayı tercih ederler.
UZUN GENİŞ BAŞ:
Hem boyu uzun hem de eni geniş olan bir baş mücadeleci bir
yaradılışın işaretidir. Ama kavgacı değil. Böyle bir kafaya
sahip olan insan icap edince çarpışır, fakat mütecaviz değildir.
Ona sırrınızı hiç çekinmeden söyleyebilirsiniz. Bu kişi herhangi
bir mevzu üzerinde kem küm ederek dolambaçlı yollara sapmaktan
hoşlanmaz. İnsanların iyi ve hayatın güzel olduğuna inanır.
KISA GENİŞ BAŞ:
Başı geniş fakat kısa olanlar maddi ve pratik tabiatlıdırlar.
Böyle bir insan en fazla beş hissi idare eder. Bu tip herhangi
bir şey hakkında o şeyin görünüşüne, kokusuna, rengine v.s. göre
hüküm verir. Biraz çekingen olmakla beraber etrafındakilerle
kolayca geçinir. İstediği zaman pek şirin olmasını bilir. Bedeni
faaliyet isteyen işler ve pek beyinle alakadar olmayan, basma
kalıp memurluklar için biçilmiş kaftandır.
-------------------------------------
GÖZLERİN RENGİ
Siyah gözler büyük ihtiras, ateş ve coşkunluklara alamettir. Ama
siyah gözlü kimseler çok zaman kurnaz olurlar.
Kahverengi gözler diğerlerini düşünen, uysal ve uyumlu ruhların
aynasıdır. Ama kahverengi gözlüler bazen sadakatsiz olurlar ve
işler istedikleri gibi gitmeyince sinirlenirler.
Mavi gözlüler ekseri çevreleri tarafından çok sevilir. Zaten
onlar da çevrelerinin sevgisine ve takdirine çok bel bağlarlar.
Vazifelerine pek düşkün değildirler.
Yeşil göz iyi bir karar verme ve kuvvetli kabiliyet
göstergesidir. Yeşil gözlüler biraz kinci ve son derece kıskanç
olurlar.
Kurşuniye bakan mavi gözler şairane tabiatların, romantik
huyların göstergesidir. Kurşunimsi mavi gözlüler pratik işlerde
başarılı olamazlar. Daha hayalci, dalgın bir hayat sürerler.
--------------------------------------
GÖZLERİN BİÇİMİ
Patlak gözler inat ve azim gösterir. Gözleri patlak olanların
başladıkları işi bitirmeden bıraktıkları görülmemiştir. Böyle
kimseler kuvvetli bir hafıza sahibidirler ve ayrıntılara çok
önem verirler.
Gözleri yuvarlak, berrak ve iri olanların erkeklik veya
dişilikleri kuvvetlidir. Birbirinden ayrı olan gözler açık,
dürüst ve sade, biraz da basit bir tabiatın işareti sayılır.
Birbirine yakın gözler hıyanet, kurnazlık ve kusursuzluk
işaretidir.
Çekik gözler de kurnazlığa alametse de bu gibi kimseler
başkalarını çok düşündükleri için kurnazlıklarını iyi amaçlarda
kullanırlar.
Badem gözlüler tatlı fakat kuvvetli, dıştan sakin, içten
fırtınalı, kabiliyetli şahsiyetlerin aynasıdır.
--------------------------------------
BURUN
BURUN ŞEKLİ:
Düz, eski Yunan tipi burun entelektüel bir yaradılış ve sanat
işaretidir. Bu tip burunlu kimseler kendi cinslerine karşı biraz
soğuk davranırlar. Ekseri, etrafındakilerle samimi olamazlar. Bu
kimseler etraflarından sevgi görmeseler de mutlaka ve daima
hürmet görürler.
Gagaya benzeyen, kemerli burun sahibi olanlar yüksek, komuta
eden mevkilere uygun, kudretli şahıslar olurlar. Böyle kimseler
sorumluluktan kaçınamazlar ve palanlarını gerçeklemek için
ellerinden geleni yaparlar. Çok zaman işi etrafındakilerin
hislerini hiçe saymak suretiyle başarırlar.
Büyük, sarkık burun tarihten evvelki devirlerde bile alay konusu
olmuştur. Onun için böyle burun sahipleri, alaya karşı bir
müdafaa silahı olarak acı ve sert bir maske takınırlar. Halbuki
aslında son derece hassas ve herkesle dost olmaya hazır bir
tabiat sahibi olurlar.
Kalkık burun nasıl yapılış ve görünüş itibarıyla sarkık burundan
farklıysa, kalkık burunların tabiatı da sarkık burunlardan çok
daha farklıdır. Kalkık burunlular sabırlı ve canlı kimselerdir
ve ekseriye bu sabır ve canlılıkları yüzünden çok sevilirler.
Kalkık burunluların karşılarındakileri eğlendiren neşeli ve
konuşma tarzları olur. Böyle kimseler dediklerini yaptırmayı
severler ama inatçı değildirler.
Kısa burunlular ekseri şair tabiatlıdırlar. Bununla beraber
hayatın pratik cephesini de tanırlar ve idare ederler. Sakadan,
mizahtan anlarlar. Kuvvetli espri sahibi olmaları da muhtemeldir.
Ama bu kabiliyetlerini asla karşılarındakini avlamak veya
incitmek maksadıyla kullanmazlar. Herhangi bir meselenin can
alacak noktasını bulmakta ve herhangi bir güçlüğü anında
halletmekte birincidirler. Kısa burunlular aynı zamanda
başkalarını çok düşünen kimseler oldukları için kabiliyetlerini
başkalarının emrine amade kılmaktan asla çekinmezler.
------------------------------------------
KULAKLAR
Kulaklar, tabir caizse kendi halinde, göze, dikkate çarpmayan
kulaklar oldukları sürece, yüzden karakter okumak isteyenleri
pek meşgul etmezler. Ama herhangi bir şekilde emsallerinden
ayrılıp nazarı dikkate çarptıkları an önem içerirler.
KULAKLARIN HACMİ:
Ufak kulaklar çekingenlikle karışık bir incelik işaretidir.
Küçük kulaklılar ekseriyet itibariyle yaradılıştan sıcak kanlı
oldukları halde, mahçubiyetleri yüzünden insanlara pek
sokulmazlar. Kulakları ne kadar büyürse kabalığa meyil o kadar
artar.
KULAKLARIN DURUŞU:
Kulaklar kafaya yapışık durursa kulak sahibinin biraz hissi ve
hayalperest bir insan olduğu neticesine varılabilir. Bu gibi
insanlar sessizdirler. Bununla beraber zamanında can alacak
fikirler yürütmeleri, onları saf sananlara ne kadar
aldandıklarını ispat eder. Zira bu insanların düşünce ve anlayış
kabiliyetleri çok fazladır.
Dik kulaklar, cesareti ve hem bedeni hem de ahlaki kuvveti
gösterir. Dik kulaklar bazen kuvvetlerini lüzumsuz yere
kullanmak sevdasına kapılırlarsa da sıkıntılı ve zor durumlarda
etraflarına çok yardımları dokunur.
Kalkık kulaklar, ekseri cimrilik, hırs işaretidir. Böyle
kulakları olanlar çok zaman kibarlık ve incelikten mahrumdurlar.
Niyetleri iyi dahi olsa etrafındakilere bunu anlatmakta güçlük
çekerler. Başkalarının kötülüğünü istemeseler bile iyiliğini
istedikleri pek nadirdir. Böyle kimseler ekseri vakitlerini
kendi yararları için planlar kurmakla geçirirler.
--------------------------------------
CİLT YAPISI VE GÖRÜNÜŞÜ
DÜZGÜN VE YUMUŞAK CİLT:
"Bebek cildi gibi" olarak adlandırılın bu cilt gerçekten bu
tarife son derece uygundur. Böyle kimseler kendilerini idare
etmekten tamamen aciz oldukları için başkalarına güvenirler.
Sadık ve hoş sohbettirler. Çabuk rencide olurlar. Alaya hiç
tahammülleri yoktur. Kişilikleri gergin olduğu için kendilerini
tutamayıp ağladıkları çok olur. Çok korktukları şey başkaları
tarafından ciddiye alınmamak veya dalga geçilerek küçük
düşmektir.
DÜZGÜN VE SIKI CİLT:
Sıkı ve gergin görünen , parlak renkli cilt, ince bir
yaradılışın göstergesidir. Böyle kişiler ekseri kültürlü olurlar.
Güzel şeylere âşıktırlar. Zarif , sakin ve temiz bir yaşayışı
manen ve maddeten her yerde her zaman ararlar. Güzel bir süs
eşyası almak için boğazlarından kısmak onlara vız gelir.
Kargaşalık onların en nefret ettiği şeydir. Gülürtülü zarafetsiz
ortamlar onların en nefret ettikleri ortamlardır. Böyle kimseler
daima titizdirler. Sanata karşı büyük eğilimleri vardır.
Güzelliğe o kadar hayrandırlar ki, kadife, dantel, mücevher gibi
şeyleri veya beğendikleri herhangi bir eşyayı sadece okşamak
bile onlara zevk verir. Asil aileden gelmiyorlarsa bile
yaradılışlarında reddedilmez bir asalet vardır. İnce ve muammalı
düşünüş tarzları ve hisleriyle başkalarından ayrılırlar. Zevk
son derece ince halleri ve tavırları ise zarif ve kibardır.
KABA CİLT:
Cildi kaba, açık ve büyük olan kimselerin saçları ve sakalları
kalın ve sert , yüz hatları da büyük ve kaba olur. Ciltleri kaba
olanlar karakter bakımından da düzgün ciltlerin aksidirler. Hal
ve tavırları beceriksiz, hatta çok zaman kabadır. Sözlerinde de
bir dobra dobralık, hatta patavatsızlık sezilir. Dinamik ve
kudretlidirler. Çok zaman giyim kuşamına üst başına pek aldırış
etmezler. Bir gömleğin kırışık olması kravatın kostüme uymaması
, ayakkabının boyasız kalması onun nazarında düşünülmeğe bile
değmez şeylerdir.
Böyle kimseler yüksek bir sesle konuşur ve içten gürültülü
kahkahalarla gülerler. Diplomatlıktan ve idareden anlamazlar.
İçleri neyse dışları da odur. Vurdulu kırdılı komedilere, kaba
sert sporlara bayılırlar. Mücadeleci ve dayanıklıdırlar. Hayatın
zor ve fırtınaları onları öyle kolay yenemez. Böyle bir insan
geniş açık ve ileri fikirlidir. Toplum önderliğine çok yakışır
ve önderlik etmekten de büyük zevk alır.
Cesur kuvvetli ve dayanıklı olan her şeye hayrandırlar. Tabiatın
fırtınalı bir deniz veya yıldırım gibi kudretli ve haşmetli,
dehşet verici güzelliklerinden hoşlanır. Dost tabiatlıdır.
Dostluk arkadaşlık konusundaki ki fikirleri basittir. Sevdiğiyle
arkadaş olmak ister. Arkadaş olduğuna da içten coşkun bir
sevgiyle sever. Kendisine aynı coşkun yakınlığı gösteren herkesi
dost sanarak kanması da görülmemiş şey değildir.
KABA VE KALIN CİLTLER:
Cildi kaba, kalın, ve sımsıkı olan bir insanın ekseri sonsuz bir
hayat kaynağı vardır. Yalnız bu enerji ve hareketlilik son
derece mütevazidir. Böyle bir insan harekete geçti mi
etrafındakileri adeta huzur içinde bırakan parlak başarılar
kazanır. Ama bu devre geçtiği zamanda tembelleşir, durgunlaşır,
normalin altında bir sönüklük arz eder. Böyle kimseler ekseri
tatlı dil, güler yüzden anlamazlar. Onun için başa geçtikleri
zamanda emirlerinde olanları güzellikle yola getirmek hiç
akıllarına gelmez. Doğrudan doğruya zora ve kuvvete dayanırlar.
YAĞLI VE ESMER, DÜZGÜN CİLT:
Görünüş itibariyle düzgün, sıkı, renk itibariyle esmer olan
yağlı cilt ekseriye iyi karar vermesini bilen insanda bulunur.
Böyle bir insan daima tedbirli ve ihtiyatlı olarak hareket eder.
Herhangi bir işi iyice tahlil ve tetkik etmedikçe üzerine almaz.
Bazen de ihtiyat yüzünden önemli fırsatları kaçırdığı olur. Bu
onun nefsine karşı duyduğu güveni azaltır. Hareketlerinde ne
derece ağır ve tedbirliyse , sözlerinde o derece ani ve
düşüncesizdir. Etrafındakilerle, bilhassa yakınlarıyla
konuşurken sözlerine hiç dikkat etmez. Onları çoğu zaman kırar.
Herhangi bir yenilik onu ürkütür ve zamanında kızdırır. Sonra
daima kendi istediği olsun ister. İşler kendi arzusuna göre
olmadı mı canı sıkılır, hatta sinirlenir.
KARA SARI CİLT:
Bilhassa vücudunun ve boynunun cildi kara sarı renkte olan
insanlar ekseri pesimisttirler. Pek fazla enerji sahibi
olmadıkları için daima yorgun ve isteksiz olurlar. Bununla
beraber ne yapmak istediklerini bilirler ve ona göre harekete
geçerler. Etrafındakilere etki etmesini çok iyi becerirler.
Zihinlerini herhangi bir şey üzerinde toplamakta birincidirler.
Bir şeye alıştılar mı fena alışırlar. Huylarından vazgeçmeleri
pek güç olur. Böyle insanların ani ve sebepsiz kararlarla,
içlerinden geldiği gibi hareket etmeleri pek nadirdir.
Sakindirler. En olmadık ve önemli vaziyetler karşısında bile
sabırlarını kaybetmezler. Çok zaman onların bu sakin, tedbirli
temkinli halleri etrafta soğuk olduklarına dair bir fikir
yaratır. Bu gibi kimseler bilhassa uzun zaman süren, hafıza ve
dikkat isteyen işler için biçilmiş kaftandır.
---------------------------------------
AĞIZ VE DUDAKLAR
İnsan uyanık olduğu müddetçe ağzı ve dudakları sürekli hareket
halindedir. İnsan konuşur, gülümser, güler, dudak büker, surat
asar. Bu hareketleri esnasında ağız ve dudakların uyandırdığı
tesir çok önemlidir. Fakat burada değişen ifadelere göre değil
de ağız ve dudakların hareketsiz duruşuna göre karakter
okumasından bahsedilecektir.
DUDAKLARIN DURUŞU:
Dudaklarını sürekli aralık tutarak hep ağzı açık gezen insan
zayıf karakterli, geveze bir insandır. İnsanları ve durumları
kavramakta pek başarılı değildir. Çoğu zaman kulaktan kapma,
saçma sapan veya yanlış bilgilere göre karar verir.
Dudaklarını ekseri sımsıkı kapalı tutan insanlar da çoğu zaman
kararlı ve cesur kimselerdir. Hayatın havailikleriyle uğraşacak
zamanı pek bulmamakla beraber gerektiği zaman neşelenmesini
bilirler. Sevgilerinde sadık, hislerinde sabit olurlar. Dünyanın
ve hayatın komik tarafını pek göremezler. Başladıkları işi iyi
olarak bitirmek onlara büyük bir huzur ve iç rahatlığı verir.
Zor ve acil durumlarda böyle kimselere güvenenler aldanmazlar.
DUDAKLARIN BİÇİMİ:
Sevdiklerini cidden ve içten severler, ama sevgili seçmesini pek
bilmezler ve biraz da çapkın olurlar. Bazıları tembel bir vicdan
sahibi oldukları için, kendilerini tamamen dünya zevklerine
kaptırmamakta zorlanırlar. Bazıları ise hayattaki herşeyi hiçe
sayarak tamamen zevk için yaşarlar.
Alt dudak göze çarpacak kadar sarkarsa oburluk işaretidir. Böyle
kimseler için yemek yemek hayatın belli başlı zevklerinden
biridir. Alt dudağı sarkık olanlar sevecen ve iyi niyetli birer
dostturlar. Arkadaşlarının dertlerini bıkmadan dinlerler. Ama
zaten ellerinden dinlemekten başka pek bir şey gelmez. Zira
kararsız oldukları için kendi hayatlarına bile bir yön çizmekte
zorlanırlar.
Üst dudağı sarkık olan bir insan ise çekingen, kendi içinde
yaşayan bir şahıstır. Hayatı ve insanları iyi anlar, görüş ve
sezişi kuvvetlidir. Bununla beraber fikirlerini kendine saklar.
Onun için böyle bir kimsenin hakiki değerini anlamak çok zaman
güç olur. Onun asıl şahsiyeti başkalarını korkutan veya yıldıran
zor durumlarda meydana çıkar. Böyle zamanlarda bir insan büyük
sorumlulukları hiç sesini çıkarmadan üstüne alır.
Dudakların ucu aşağı doğru kıvrık olan insanın melankolik
olacağı tabiidir. Böyle kimseler her şeye kara gözlüklerle
bakmaya ve iyi bir vakit geçirdiklerini kendilerine karşı bile
reddetmeye kalkışırlar. Bununla beraber dürüst, sadık, cömert ve
iyi kalpli olurlar.
---------------------------------------
ÇENE YAPISI
Kemikli çene katiyet ve azim ifadesidir. Böyle kimseler
kendilerine güvenirler ve başkaları için de destek olurlar.
Kemikli çeneli insan fikirlerinde hiçbir zaman yanılmaz. Karar
vermezden evvel her fikri iyice ölçüp biçmek, tartmak adetidir.
Bir kere kararını verdi mi bir daha dönmez.
Yassı çeneliler yaradılıştan soğuk olurlar. Böyle bir insan
çıkarı konu olduğu zaman kaplan kesilir. Azimle, yılmadan ve
yorulmadan çalışır. Fakat çıkarı olmadığı yerde onu bulamazsınız.
Hele başkalarına yardım etmek bahsinde gölgesi bile görünmez.
Sivri çeneli insanlar da kinci olurlar. Fakat aynı zamanda pek
sinsi ve kurnaz oldukları için bu kinlerini saklamasını iyi
bilirler. Tedbirlidirler. Hiçbir zaman ihtiyatı elden bırakmak
istemezler.
Yuvarlak çeneli olanlar, pratik meseleleri ihmal etmeksizin
hayatın tadını çıkarmasını bilirler. Böyle kimseler işlerini,
mesleklerini bile bir tür zevk edinirler. Onların hayatın pratik
cephelerinde bu kadar başarılı olmalarının sırrı da belki budur.
Güler yüzlü ve kendilerinden emin oldukları için etrafındakilere
daima neşe, itimat ve teselli dağıtırlar.
Uzun, dört köşeli bir çene dürüst fakat sıcaklıktan mahrum bir
tabiata işarettir. Böyle insanlar ne kadar uğraşırlarsa
uğraşsınlar bir kabuk içine çekilmiş gibidirler. Onun için kimse
onlara pek fazla yanaşmaz. Bu tip insanların bir kusuru da
inanılmaz bir biçimde inatçı olmalarıdır.
------------------------------------------
SAÇLAR
SARI SAÇ:
Sarışınlar ekseriyetle kuvvetli, orijinal fikirli, her vaziyete
uyar, hevesli, yaratıcı ve çeşit kabiliyetli kimselerdir.
Değişikliğe bayılırlar. İyi bir şey. Ama sarışınların çoğu da
lüzumundan fazla kıymet bilmezlerdir. Herhangi bir şeyin başında
bitirinceye kadar durmak kabiliyetleri azdır. Canları sıkıldı mı
- ki çok çabuk sıkılır- ellerindeki işi bırakıp bir yeni işe
başlamayı tercih ederler. Bir kere harekete geçtiler mi yeri
göğü birbirine katarlar. Kendilerini ve enerjilerini idare etmek
kabiliyetinden mahrum oldukları için enerjilerini lüzumundan
fazla sarf eder ve hemen yorulurlar. Sabırlı olmazlar, çabuk ve
hevesle çalışırlar. Huzursuz tabiatları daima yeni heyecanların
peşinde koştuğu için hercai ve belki de sadakatsiz olurlar.
Sarışınlar etraflarına hakim olmayı ve söz geçirmeyi severler.
İşlerinde ve özel hayatlarında liderlik etmek sevdasındadırlar.
Bu hususta sarışın kadınlar daima sarışın erkeklerden baskın
çıkar. Sarışın bir erkekle evli olan sarışın bir kadın kocasını
ve evini istediği gibi idare etmesini bilir. Ama ev işlerinden
çabuk yorulur ve bıkar. Onun için sık sık alışverişe, sinemaya,
terziye veya dişçiye gider.
Sarışınların bir de kuvvetli karakterde olanları vardır. Böyle
sarışınlar cesur ve sabırlıdırlar. Kavgacı olmamakla beraber,
karşılarındakini yatıştırmayı da bilmezler. Hisleri daima
kontrol altındadır. Başkalarının işlerini merak etmez. Kendini
alakadar etmeyen işlere burnunu sokmadığı gibi, başkalarının
kendi işlerine karışmasından da nefret eder.
KIZIL SAÇ:
Kızıl saçlı olanlar veya saçları herhangi bir şekilde kızılı
andıran sarışınlar çok benzerler. Ama arlarında belirgin farklar
vardır. Mesela, kızıl saçlılar sabırlarını sarı saçlılardan daha
çabuk kaybederler. Daha çabuk neşelenirler ve daha çabuk
üzülürler. Neşeleri sarışınların neşesinden daha coşkundur. Ama
bir kere canları sıkıldı mı sarışınlardan daha fazla sıkılırlar.
Ufak tefek şeylere sıkılırlar. Ufak tefek şeylere üzülürler, ama
üzüntüleri uzun sürmez. Neşeleri, uçarılıkları çabucak kendini
gösterir. Kızıl saçlı meraklıdır. Başka insanlar onları alakadar
eder. Başkalarının özel hayat ve işleriyle çok meşgul olur.
Herhangi bir konu üzerinde kesinlikle karar veremez. Şüphecidir.
Bununla beraber gayet dost tabiatları, sıcak bir kanı vardır ve
pek girgindir.
KOYU RENK SAÇ:
Siyah ve kestane saçlılar hem yapı hem de yaradılış bakımından
sarışınlardan çok farklıdırlar. Evlerini çok severler.
Alıştıkları hayattan ayrılmak onlara ölüm gelir ve galiba biraz
da tembeldirler. Sarışınlardan daha az sabırlı, daha tedbirli,
daha düşünceli, daha ağır ve titiz olurlar. Enerjilerini özenle
kullanmasını bilirler. Sac rengi koyu olan bir insan titiz ve
dikkatli olduğu için ayrıntılı işlerde çok başarılı olur. Sanat
kabiliyeti ve sanat sevgisi kuvvetlidir. Sadık, doğru ve çok
zaman dindardır. Sarışınlardan daha anlayışlı daha
müsamahakardır.
SAÇIN İNCELİĞİ VE KALINLIĞI
İNCE, YUMUŞAK ŞAÇ:
İnce ve yumuşak telli saçları olan bir insanın tabiatı da ekseri
saçına benzer. Bu insan inceliğe, nezakete, temizliğe düşkündür.
Böyleleri evlerinin güzel ve derli toplu olmasını isterler.
Pisliğe gelemezler. Bu gibi insanların sabır ve azmi de biraz az
olur. Herhangi bir şey de ısrarla sebat etmezler. Kültürlü,
kibar mekanlarda hoşlanırlar ve ekseriyetle dikkatine çarpmayan
ince güzelliklerden zevk alırlar, bu gibi kimselerin en büyük
kusurları fazla hassasiyetleridir. Çabuk ve boş yere alınırlar.
Bir işe hevesle başlarlar, ama aynı zamanda bıkarlar ve bitirmek
istemezler. Güzel şeylere düşkünlükleri israfa yol açar. Çok
zaman bütçelerine açık vardır. Ama onlar buna o kadar aldırış
etmezler.
KALIN TELLİ SAÇ:
Saçlarının telleri kalın, sert ve kaba olanların da
yaradılışları çok zaman saçlarına benzer. Hatta hal ve tavırları
da kaba sabadır. Kuvvetli ve dobra dobradırlar. İncelikli,
basiretli hareket etmek onlara göre değildir. Yüksek sesle
konuşurlar. Kılık kıyafetlerine çoğu zaman özen göstermezler.
Kaba saba sporlara düşkündürler. Daha ince tabiatlı insanların
bulunduğu ortamlara tahammül edemeyerek kendileri gibi
kimselerle arkadaşlık etmekten hoşlanırlar.
ORTA KARAR SAÇ:
Ne pek ince ne de pek kalın olan saçların rengi de ekseri koyu
kestane olur. Böyle saç kuvvetli bir şahsiyet, keskin bir zihin
ve sağlıklı bir kişilik göstergesidir. Böyle saçı olan bir insan
önceden ve çabuk karar vermekten çekinir. Herhangi bir kararı
vermeden önce en ince ve ufak noktalarına kadar hesap eder.
Karar verince de derhal harekete geçer. Uyanık olunması gereken
yer ve saatlerde onun uyuduğu görülmemiş bir şeydir.
Söylediklerinizi dinlemekte değer bulursa dinler, hem de tüm
dikkatini vererek. Ama söylediğiniz alakasını çekmedi mi sizi
dinlemez ve bunu da söylemekten çekinmez. Her şeyi görür ve her
ortama derhal uyum sağlar. Tarih ve günleri çok iyi hatırında
tutar. Onu dinlemek son derece zevklidir. Bir noktadan öbürüne
atlayarak lafı uzatıp karıştırmak gibi huyları yoktur.
KADINLARDA SAÇ ŞEKİLLERİ
KISA, YUVARLAK, KIVIRCIK SAÇ:
Saçları düz olduğu halde kıvırtarak kısa ve yuvarlak kesen
insanların, kendilerini sıkıntıya sokmak istemeyen, biraz da
havai kadınlar olduklarından emin olabilirsiniz. Böyle kadınlar
canlı ve hareketlidirler. Sudan şeylerden bahsetmesini severler.
Bu onların akılsız olduğunu göstermez. Bilakis, zeki ve
akıllıdırlar ve icap ettiği zaman akıllarını kullanmasını
bilirler. Yalnız kendilerini sıkıntıya sokmak istemezler.
TOPUZ:
Saçlarını gergin olarak toplayıp topuz yapan kadınlar ekseri
soğuk, sert ve titiz olurlar. Kendi kendilerine karşı müsamaha
göstermedikleri gibi başkalarına karşı da müsamaha göstermezler.
Alışılmamış, değişik şeyleri kabul etmek istemezler. Topluluk ve
kalabalıktan hoşlanmadıkları gibi arkadaşları da yoktur ve kendi
başlarına kalmayı tercih ederler.
KAHKÜL:
Saçlarını alınlarının üzerinde kırkma gibi kesen kadınlar şen ve
akıllıdırlar. İltifattan hoşlanırlar. Sadıktırlar ve hislerinde
ifrata kaçarlar. Ekseri tatlı dilli olmakla beraber zamanında
acı konuşmasını da bilirler.
ERKEKÇE KISA SAÇ:
Saçlarını bir erkek gibi kısacık keserek dümdüz bırakan
kadınların tabiatında da biraz erkeklik vardır. Böyle kadınların
kıyafetlerinin de erkekliğe kaçtığını görürüz. Daha ziyade
erkeklerin yaptığı işlerde çalışır, erkeklerin yaptığı her işi
yapabildiklerini ispat etmeye kalkışır ve durmadan "keşke erkek
olsaydım!" derler.
ERKEKLERDE SAÇ ŞEKİLLERİ
KISA SAÇ:
Saçlarını iyice kısa kesen bir erkek nefsinden emin ve
kudretlidir. Sanattan ancak yüzeysel bir zevk alır. Hafif
eserleri dinleyip dansetmesini çok sever. Fakat herhangi bir
muzik aletini çalmasını öğrenmek aklından bile geçmez. Zaman
zaman aptalcasına inatçı olur. İnsanları sevmez ve insanların
iyi olabileceğine pek inanmaz.
UZUN SAÇ:
Saçlarını ensesine kadar uzatan erkeklerin sanat müptelası
olduklarından asla şüphe etmemek lazımdır. Bu gibi kimseler
herhangi bir sanat dalında ellerini denemeden rahat edemezler.
Nazik ve hassas olurlar. Sevdikleri işi ciddiye alır ve çok
zaman sadakat gösterir.
YAPIŞIK SAÇ:
Saçları kabarmadığı halde briyantini fazla kullanan kimseler
kararsız tabiata sahiptirler. Kesinlikle bunlara güvenmeye
gelmez. Saçlarını ayna gibi parlatıp kafasına yapıştıran bir
erkek başkalarına pek fazla güvenir ve kendi tatlı canını
sıkıntıya sokmaktan çekinir. Samimi arkadaşları azdır. Hayatta
sadece zevk ve safa arar. Oldukça yüzsüzdür. Hakaretlere gülerek
tahammül ederek karşısındakinin sabrını tüketir.
YANDAN AYRILAN SAÇ:
Saçını yandan ayıran erkek temkinli, kendi halinde, kudretli ve
durgun bir adamdır. Macerasız, dalgasız, fırtınasız, sakin bir
hayat sürer. Hayatı kendi çizdiği dar çerçeve ve muhitten ibaret
görür. İyi huylu ve sevecen olduğu için müsamahakardır ve bütün
tanıdıkları tarafından çok sevilir.
ORTADAN AYRILAN SAÇ:
Pervasız bir tabiatın işaretcisidir. Saçını ortadan ayıran insan
sırf yenilik olsun diye görülmedik şeyler yapar. Bu sebepten
başı çoğu zaman beladadır. Ama o buna aldırmaz. Zaman zaman acı
konuşur. Hazır cevaptır.
AYRILMAMIŞ SAÇLAR:
Saçlarını hiç ayırmadan arkaya doğru tarayıveren erkek çok
meşgul ve faal olduğu halde görünüşe pek aldırış etmeyen bir
erkektir. Kuvvetli bir şahsiyete sahiptir. Başkalarının tesiri
altında kalmaz. Pratik işlerden hoşlanmaz. Kitap okumak ve
sanatla meşgul olmak onun yaradılışına daha uygundur. Kendi
düşünceleriyle o kadar dopdoludur ki başkalarıyla meşgul olacak
vakti yoktur onun için pek az dost edinir.
---------------------------------------
KAŞLAR
Kaşlarını cımbızla yolup kalemle şekillendiren kimseler
karakterlerinin en kuvvetli göstergelerinden birini ortadan
kaldırıyorlar demektir. Zira kaş deyip geçmeyin. Kaşların da
kendine göre bir lisanı vardır.
Kaşların karakter tahliliyle en alakalı olan yakınlıklarıdır.
Kaşları birbirine çok yakın olan insanların karakterleri ekseri
şüphelidir. Bu gibi kimseler ekseri samimiyetten uzak, hilebaz
olurlar. Bir insanın kaşları birbirinden ne kadar uzak olursa,
karakteri de o derece dürüst ve açık demektir.
Kaş biçimi de bir insanın karakterini anlamak hususunda çok
önemlidir.
Yumuşak kavisli kaşları olan kimseler yumuşak, sanatkar
ruhludurlar.
Kalkık kavisli kaşlar zayıf karakter ve kararsızlık işaretidir.
Gözlere yakın kavissiz kaşlar ise azim ve karakter kuvvetinin
göstergesi sayılır. Kalın, düz kaşları olan bir insan pratik ve
azimkar olduğu için aklına koyduğunu yapar. Dağınık veya çalı
gibi kaşlar çok değişken ruh halinin delilidir. Dağınık kaşlı
insanlar pek zeki olurlar ve zekalarının parlaklığıyla
başkalarına tesir ederler.
-----------------------------
BIYIKLARIN GÖRÜNÜŞÜ
ÇİZGİ GİBİ BIYIK:
Üst dudağın yukarısına kalemle çizilmiş gibi incecik duran bir
bıyık, kuvvetli görünmek istemesine rağmen aslında kendi
kabiliyet ve kararlarından her zaman emin olmayan bir şahsı
işaret eder. Böyle bir insan aslında zeki ve kabiliyetli,
kuvvetli ve azimkar olsa bile kendinden emin değildir ve daima
bir hata işlemekten korkar. Her neyse ki böyle kimseleri
etraflarındakiler çok severler de onlardan cesaret ve itimat
verecek yakın bir dostları olur.
KISA VE DÜZ BIYIK:
Diş fırçasına benzeyen kısa ve düz bıyıklı kişi dikkati kendi
üzerine çekmek isteyen ve bunun için elinden geleni yapan
kişidir. Böyle insanlar daha ziyade siyaset hayatına atılmaktan
hoşlanırlar. Ama herhangi bir inancı müdafaa etmek için değil de
sırf şahsiyetlerini göstermek içindir. Herhangi bir toplulukta
kalkıp uzun nutuklar veren tipler arasında düz, kısa bıyıklılar
çoktur. Ekseriyet böyle kimseleri can sıkan, nahoş şahıslar
olarak gördüğünden onlarla fazla dost olan bulunmaz.
KISA BIYIK:
Bu insan üstü, başı konusunda büyük bir itina gösterir.
Başkalarının alay edeceğinden korkmasa her gördüğü aynada
kendini süzeceğinden emin olabilirsiniz. Zaten giyinip kuşanmak
onun için saatler süren bir merasimdir. Bu erkek etrafının
sevgisini kazanmak için can atar. Ama kendi nefsine çok düşkün
olduğu için kimseye fazla yaklaşmaz. Spor, müzikal, komedi, caz
gibi hafif eğlenceler peşinden koşar.
KESİK KENARLI KALIN BIYIK:
Kenarları birbirine paralel olan kalın bıyıklar daha ziyade
durmuş oturmuş, ununu eleyip eleğini asmış erkeklerin
göstergesidir. Böyleleri mükemmel bir ev erkeği olurlar. Hayatın
uğraşlarını sabırla karşılarlar. Kendilerine bağlı olanları
mümkün olduğunca mutlu etmeyi kendilerine vazife bilirler ve
bütün mesuliyet ve meşguliyetlerine rağmen neşe ve eğlenceye de
düşkün olurlar, vakit ayırırlar. Bununla beraber havailikten
kesinlikle hoşlanmaz ve havai kimselere karşı müsamaha
göstermezler. Çevrelerindeki herkes böyle erkekleri kendileri de
farkında olmadan, gayrı ihtiyari bir önder, bir reis olarak
tanır ve onlara hürmet eder.
SARKIK BIYIKLAR:
Dudak kenarından aşağı doğru sarkan bıyıklar, bu bıyığı taşıyan
erkeğin düşünceli, enerji dolu ve ihtisas sahibi olduğunu işaret
eder. Bununla beraber böyle insanlar düşünceyi her şeyden fazla
sevdikleri için harekete geçmeleri biraz güç olur. Bir kere
harekete geçtiler mi onları durdurmak mümkün değildir.
İstedikleri hedefe sahip olmadan içleri rahat etmez. Telaşlı
zamanlarında gözü etrafı görmez. Biraz aksi ve geçimsiz olur.
Ama aslında gayet dost tabiatlı, samimi ve sıcak kanlı bir insan
olduğu için geçimsizliği uzun sürmez.
UZUN BURMA BIYIK:
Kenarları burulmuş uzun bıyık, sahibinin şakacı, şen ve sıcak
kanlı bir insan olduğunu ispat eder. Böyle insanların her şeyi
delip geçen bir zekaları vardır. Aynı zamanda bütün dünyayı ve
insanları içine alan geniş ve sıcak bir kalbe de sahiptirler.
Çevrelerinde daima sevilir ve aranırlar. Sıradan olayları sanki
olağanüstü birer maceraymış gibi anlatmasını bilirler. Son
derece cömerttirler.
----------------------------------------
VÜCUT BİÇİMLERİ
KISA VE TIKNAZ YAPI:
Ufak tefek, tombalak yapılı insanlar gayet sakin ve şendirler.
Herhangi bir toplulukta etrafa hayat saçarlar. Ama pek fazla
alaka gördüler mi şımarmaları mümkündür. Çabuk öfkelenir ve
aksileşirler. Kızdıkları zaman bağırır çağırır veya kalp kırıcı
sözler söylerler. Ama bu, kendilerini unuttukları içindir. Zira
aslında iyi kalpli ve iyi huyludurlar. Kalp kırmak istemedikleri
için yaptıklarına pişman olurlar ve hiç kin tutmazlar.
UZUN BOYLU SALLAPATİ YAPI:
Uzun boylu, gevşek yapılı, sallapati tavırlı insanlar ufak
tefek, tıknaz tiplerin aksine, ağır hareket ederler ve herhangi
bir şey üzerinde ağır ağır, uzun uzun düşündükten sonra karar
verirler. Asla aceleye gelmezler. İyi huyludurlar. Asabi olmakla
beraber kontrollerini kaybedip kendilerini unutmaları seyrek
görülür. Cesur ve metindirler. Hayatın darbesine gülümseyerek
tahammül ederler. Onların iyi huylarından, sabır ve
tahammüllerine ilave olarak bu tipler iyi niyetlerini çatık ve
kaba bir maske altında saklamasını da bilirler.
KISA GÖVDELİ, UZUN BACAKLILAR:
Bellerinden yukarısı pek kısa, bacakları ise iyice uzun olan
tipler görünüş ve hareket tarzı itibariyle beceriksiz bir tayı
andırılar. Havaidirler. Yaşamaktan memnundurlar ve günleri
-tabir caizse- zıplaya sıçraya geçirmek idealleridir. Hayatları
muntazam değildir, zira daima bir şeyler yapmak istedikleri için
muntazam bir gidişattan nefret ederler. Çoğu zaman
hareketlerinin belli bir hedef veya amacı yoktur. Sırf hareket
etmiş olmak için hareket ederler. Amaçsız da olsa daldan dala
konmak, gezip tozmak onları tatmin eder ve hayatlarını
doldurmaya yeter.
UZUN GÖVDELİ, KISA BACAKLILAR:
Herhangi sahaya atılırlarsa parlamaları olasıdır. Asil bir
aileden gelmeleri muhtemeldir. Gelmiyorlarsa bile yaradılıştan
asildirler. İyi birer aile insanı olurlar. Bilhassa mizah
tarafları pek kuvvetlidir. Azim ve iradeleri sonsuzdur. Dünyanın
sorunlarını yenmek onlara sadece kendi zeka ve kabiliyetleri
için bir deneme olarak kabul etmek isterler. Yenilseler bile
boyun eğmezler. Er geç yine bellerini doğrultur ve kendilerini
yeneni mutlaka yenerler. İnsanlarla iyi geçinirler ama
alıştıkları çevreleri ve eski arkadaşlarını daima yenilere
tercih ederler.

|